Horasan’dan Anadolu’ya I SEYYİD HARUN VELÎ I HORASAN’A VEDA

Horasan’dan Anadolu’ya I SEYYİD HARUN VELÎ

HORASAN’A VEDA

 

Seyyid Hârun bıraktı dünya saltanatını,

Devretti başkasına tacı ile tahtını.

Bey yaptı,  oradaki azizlerden birini,

Mevlâ yoluna verdi tamamiyle kendini.

Gece gündüz Allah’a ibadet ediyordu,

İnsanlara hakiki yolu gösteriyordu.

Horasan diyarında güneş gibi parladı,

Halinden ibret alan O’na gönül bağladı.

İnsanlar çevresinde oldu birden pervane,

Nice beyler, paşalar geldi ziyaretine.

Hal böyleyken gaipten gelen nidayı duydu,

Gitmesi istenen yer, yine Anadolu’ydu.

“Şehir kur” deniyordu “Küpe Dağı şarkına”,

“Horasan diyarından ayrıl, Allah aşkına!”

Kesinleşti kararı, burdan ayrılacaktı,

Fakat Küpe Dağı’nı nereden bulacaktı?

Bir meraktır almıştı Sultan Seyyid Hârun’u,

Kimden öğrenmeliydi Küpe Dağı yolunu?

Düşündü “öğrenirim yolu ancak Rabbimden,

Açıklardı elbette yolculuğu emreden”.

Odasına kapanıp münacaata vardı,

Yüce Allah’a sonsuz niyaz ile yalvardı.

…………………………………..

Büyük tevekkül ile kendisinden geçmişti,

Müşâhade halinde Hakk’dan nidâ erişti:

“Ya Hârun! Gökde duran bir bulut yürüyecek,

Küpe Dağı’na kadar size yol gösterecek!”.

Şevk ve heyecanıyla bu ilâhi müjdenin,

Dışına çıkıp baktı, bulunduğu hanenin.

Gördü ki gökyüzünde duran bir bulut vardır,

Yolda kendilerine kılavuzluğa hazır.

………………..

Hamdü sena eyledi Allahü teâlâya

Gitme vakti gelmişti artık Anadolu’ya.

Dostlarına dedi ki: “Hakkın emri bu hicret,

Küpe Dağı’na doğru etmeliyiz hareket.

Horasan ülkesinden artık ayrılıyorum,

Size yüce Mevlâya emanet ediyorum.

Ziyadesiyle üzdü ahaliyi bu haber,

“Bizi bırakma!” diye gözyaşları döktüler.

Dediler: “Olamayız buralarda biz sensiz,

Her nereye gidersen, seninle beraberiz.

Ne olur efendimiz! İzin ver de gelelim,

Duanızı almakla biz de şereflenelim.”

Seyyid Hârun “öyleyse sizlerde gelin” dedi,

Yol hazırlığı için gereken emri verdi.

Başlandı hemen yol ve deve hazırlığına,

İkmal edip çıktılar Seyyid’in huzuruna.

Kafilenin tamamı kırk şahsiyet kadardı,

Seyyid Hârun Velî’nin kardeşleri de vardı.

Seyyid Bedreddin ile Seyyid Mahmûd efendi,

Seyyid Hârun Velî’ninöz kardeşleri idi.

Mühim kişiler vardı ayrıca kafilede,

Akça Baba namında azizlerden biri de.

Nasipli Sultan ile Haydar Baba diğer,

Ali, Gök Timur Baba Horasan yiğitleri.

Kilimboş, Zekeriya Baba ve Siyah Derviş,

Horasan erleri ki, Mevlâya gönül vermiş.

Evli olan yiğitler hane efradı ile,

Horasan’dan ayrıldı bu mübarek kafile.

Bağdad güzergâhıyla geçildi harekete,

Hareket etti bulut kafileyle birlikte.

Horasan diyarına artık veda ettiler,

Seyyid Hârun Velî’nin peşisıra gittiler.

 

DEVAM EDECEK I…..

22.06.1993

Dosyalar